Facebook Pixel

Çocuğunuzla Oynayabileceğiniz Bağlanma Oyunları

Hayatın her döneminde önemli bir yeri olan oyun, çocukların en temel ihtiyaçlarındandır. Bu ihtiyaca bağlı olarak, dünyanın neresinde olursa olsun, çocuğun olduğu her yerde oyun varlığı kendini gösterir. Bilim insanı ve eğitimci Maria Montessori, çocuğun en ciddi işinin oyun olduğunu söyler. Çocuklar, bu ciddi işlerinden büyük keyif alırlarken aynı zamanda yaşamı da anlar ve anlamlandırırlar. Hiç şüphesiz ki; yaşamlarında en büyük rolü oynayan ebeveynlerini de oyunlarına katmak isterler. “Anne, birlikte oynayalım mı?”, “Baba, benimle oynar mısın?” cümlelerini çocuğunuzdan sıklıkla duyuyorsunuz, değil mi? Onların bu çağrılarına cevap verip birlikte oyun oynamaya başladığınızda, sizinle bağ kurma ihtiyaçlarını karşılayarak sevildiklerini hissetmelerine yardımcı oluyorsunuz. Dünyaca ünlü yazar ve gelişim psikoloğu Aletha Solter: “Oyun, çocuğunuzun duygusal enerjisini şarj etmenin en harika yoludur.” der. Bu yolda çocuğunuzla birlikte oynadığınız her oyun, bağınızın güçlenmesine katkı sağlar. Peki, nelerdir bu bağlanma oyunları?

bağlanma oyunları nelerdir

Bağlanma Oyunları

Çocuğunuza hassasiyetle yaklaştığınızda, sizinle bağ kurup iletişime geçmeyi öğrenir. Çocuğunuzu beslerken gözlerine bakmak, sevgi ve şefkatle onu sarıp sarmalamak, onunla birlikte şarkılar söylemek, taklit ya da komik sesler çıkarmak, oyunlarında yarattığı hayal dünyasında ona katılmak; çocuğunuzun gerçekten sevildiğini ve kendisine değer verildiğini hissetmesine yardımcı olur.

Oyun Oynama Sanatı kitabında Aletha Solter, bağlanmayı güçlendiren dokuz oyun türü olduğundan bahseder.

Hadi gelin, çocuğunuzla oynayabileceğiniz bağlanma oyunlarına daha yakından bakalım.

  1. Yönlendirilmemiş Çocuk Merkezli Oyunlar

Çocuğunuzun yönlendirdiği oyunlardır. Ahşap bloklar, oyuncak bebekler, bebek evi, kuklalar, kil ya da oyun hamuru, sanatla ilgili malzemeler, küçük insan figürleri, hayvanlar, araba ya da kamyon benzeri taşıtlar gibi yaratıcılığını destekleyen her türlü oyuncağı oyunlarında kullanabilirler. Bu oyunlarda tamamen çocuğunuzun hayal gücü ön plandadır. Burada ebeveynlerden, çocuğun oyununa müdahale etmemesi beklenir. Çocuğunuz isterse, sizi oyununa davet edebilir. Oyununa katıldığınızda; bütün dikkatinizi çocuğunuza ve oyuna vererek, telefon gibi dikkat dağıtıcılarınız olmadan, onun istediği oyun arkadaşı olmanız önemlidir.

Çocuğunuz yönlendirilmemiş oyunlar oynarken; aile içi çatışmalar, disiplin sorunları ya da geçmişte yaşanan travmatik olayları oyunlarında canlandırabilir. Böyle bir durumun yaşanması son derece doğal ve sağlıklıdır; yaşadığı sıkıntıları sizinle paylaşmayı güvenli bulduğunu gösterir.

  1. Belli Bir Konu ya da Tema İçeren Sembolik Oyunlar

Çocuğunuzun yaşadığı travmaları iyileştirmede sıklıkla başvurduğu oyunlardır. Bu oyunlarda çocuğunuzun yaşadığı konuyla ilgili belirli oyuncakları kullandığı görülür (aşı olduğunda doktorculuk oynaması, yangına tanık olduğunda itfaiyecilik oynaması gibi). Burada çocuğunuzun seçtiği oyun ve oyuncaklar konusunda endişelenmeden kendilerini iyileştirmelerine izin vermelisiniz.

Sembolik oyunlarda; tuvalet eğitimi, kardeşler arası çekişmeler, yalan söyleme ve işbirliğine yanaşmama gibi çocuğunuz için zorlayıcı konular gün yüzüne çıkabilir. Böyle durumlarda, çocuğunuzun oyuncaklarıyla ya da başka objelerle canlandırmalar yaparak duygu ve düşüncelerini sizinle paylaşmasına fırsat verebilirsiniz.

  1. Çocuğun Davranışı Doğrultusunda Geliştirilen Oyunlar

Yetişkin tarafından tekrarlanıp çocuğun davranışına bağlı olarak geliştirilen oyunlardır. Çocuğun davranışı doğrultusunda oyunlar oynamak, çocukla samimi ve sıcak bir bağlantı kurmanın en iyi yollarından biridir.

Pek çok farklı biçimde oynanabilecek bu oyunlar, genellikle çocukların çok hoşuna gider.

Burada önemli olan, yetişkinin çocuğun davranışları doğrultusunda hareket etmesidir (çocuğunuzun size sağa, sola ya da olduğunuz yerde kalmanız için komutlar vermesi gibi).

Davranış doğrultusunda geliştirilen oyunlarda; çocuğunuzun bağ kurmasına yardımcı olur, kendine güvenini arttırırsınız. Aynı zamanda ön görüsünün gelişmesine katkıda bulunur, çocuğa kabul gördüğünü hissettirir ve çocukta güçlü olma duygusu yaratırsınız.

  1. Saçma Oyunlar

Sizin ya da çocuğunuzun bilinçli olarak anlamsız hareketler yaptığı ya da duyguları veya çatışmaları eğlenceli biçimde abartarak oynadığı oyunlardır.

Böyle bir oyunu sizin başlatabileceğiniz gibi çocuğunuz da başlatabilir (çocuğunuzun şortunu kafanıza geçirmeniz, şarkıları birlikte yanlış söylemeniz, abartılı taklitler yapmanız gibi).

Saçma oyunlarda; çocuğunuzla birlikte attığınız kahkahalar oyunun en yararlı kısmını oluşturur. Araştırmalar, kahkahanın gerginliği, endişeyi ve öfkeyi azalttığını gösterir. Çocuğunuzla oyun oynayıp kahkaha attığınızda, disiplin sorunlarının çoğunu çözer, çocuğunuzu ve kendinizi stres ve travmadan uzaklaştırırsınız.

  1. Ayrılık Oyunları

Çocuğunuzla aranızda, kısa süreyle, görsel ve mekânsal ayrılıklar oluşturduğunuz oyunlardır (ce-e, saklambaç, kovalamaca gibi). Çocuğunuzla günlük hayatta yaşadığınız okul ya da iş gibi ayrılık süreçlerinizde size kolaylaştırıcı olabilir. Burada yaşadığınız ayrılık süreçlerini eğlenceli hale getirerek çocuğunuzun başa çıkmasına yardımcı olursunuz.

Ayrılık oyunlarında; önce çocuğunuzla ayrılıp sonra kavuştuğunuzda, görsel ve fiziksel bağlantınız yeniden oluşur. Bu bağlantınızın kurulması çocuğunuzda güven inşasının oluşmasına katkı sağlar.

  1. Gücün Çocukta Olduğu Oyunlar

Çocuğunuzun taklit edildiği ya da verdiği direktifleri uyguladığınız oyunlardır. Davranış doğrultusunda geliştirilen oyunlarla benzerlik gösterir. Gücün çocukta olduğu oyunları genellikle çocuğunuz başlatır ve sizden zayıf, korkak, beceriksiz ya da öfkeli görünmenizi isteyebilir (yastık savaşında sizi yere devirmesi, oyuncaklarla sizi korkutması gibi). Bu oyunun vazgeçilmez özelliği; çocuğunuzun istediği rolü yapmanızdır.

Gücün çocukta olduğu oyunlarda, çocuğunuzun günlük hayattaki kendini güçsüz hissetmesinden doğan endişenin azalmasına yardımcı olursunuz. Ebeveynlerin, çocuklarıyla ilgili hemen her durumda karar merci olduğunu düşünürsek, oyunda bu gücü onlara vermek kendilerini iyi hissetmelerine katkı sağlayacaktır.

  1. Çocuğun Yaşça Geriye Gittiği Oyunlar

Çocuğunuzun yaşından daha küçük çocuk gibi davrandığı oyunlardır. Yaşça geriye gittiği oyunları, daha çok çocuğunuz başlatır (ağlıyor numarası yapması, biberonla kendini beslemesi gibi). Burada çocuğunuzun bebek gibi davranmaya başlamasından endişelenmemesiniz. Böyle oyunlarda sizin de ona uyum sağlayarak istediği gibi davranmanız önemlidir.

Yaşça geriye gittiği oyunlar; çocuğunuzun özgürleşmek adına attığı adımlara katkı sağlar. Çocuklar daha çok gelişimlerini tamamlamalarının ardından bebek gibi davranmaya başlarlar. Özgürleşme yolunda emin adımlarla devam edebilmeleri için sembolik olarak bebekliklerine dönüp kendilerini orada güvende ve seviliyor hissetmek isteyebilirler.

  1. Fiziksel Temas Gerektiren Oyunlar

Çocuğunuzun belirlediği sınırlara saygı duyarak fiziksel temasta bulunduğunuz oyunlardır (itiş-kakış oyunları, el ele tutuşmak, at gibi sırtınızda gezdirmek gibi). Fiziksel temas gerektiren oyunların en önemli işlevi, çocuğunuzun başkalarıyla fiziksel bağ kurmasına yardımcı olmasıdır. Oyunlardaki keyifli paylaşım ve dokunuşlar, aranızdaki sevgi ve bağlılığı sağlamlaştırır.

Fiziksel temas gerektiren oyunlarda; çocuğunuzun sizinle oyun aracılığıyla fiziksel bağ kurmasına izin vererek öz saygı, güven ve aidiyet hissetmesine de katkı sağlarsınız.

  1. İşbirliğine Dayanan Oyun ve Aktiviteler

Ortaklaşa ve işbirliğiyle gerçekleştirilen aktiviteleri içeren oyunlardır (ahşap bloklar, kutu oyunları, yarışmalar gibi). Burada herkesin ortak bir hedefe ulaşmak için gayret göstermesi önemlidir ve bu oyunların kaybedeni yoktur.

İşbirliğine dayanan oyun ve aktivitelerde; çocuğunuzla gönüllü işbirliği arzusuna dayalı anlamlı bir bağ oluşturmanız ve birbirinizin iyi yanlarını ortaya çıkarmanız oldukça önemlidir. Böyle olduğunda çocuğunuzun kendini bağlı ve değerli hissetmesine yardımcı olabilirsiniz.

Sonuç olarak; yukarıda bahsedilen dokuz oyun türünü çocuğunuzla birlikte çeşitlendirerek bağınızı güçlendirmede kullanabilirsiniz. Burada her çocuğun biricikliğini göz önünde bulundurarak ilgisini çekecek oyun türünün de farklılaşacağını unutmayınız. Önemli olan, çocuğunuzun keyif alacağı oyunda birlikte olmaktır. Bol kahkahalı nice oyunlarınız olsun, bağınız neşeyle güçlensin!

Ece ŞAHİN

Uzman Psikolojik Danışman

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu