Facebook Pixel
Trend

21 Mart Dünya Down Sendromu Gününe Özel Bakış Açısı

Down Sendromu Nedir?

down sendromu nedir

Sağlıklı bir yetişkinde toplam 46 kromozom bulunmaktadır. Fakat down sendromunda 21.kromozom çiftinde 2 adet kromozom bulunması gerekirken 3 adet kromozom bulunmaktadır. Görüldüğü üzere down sendromu bir eksiklik değil fazlalıktır. Sadece 1 kromozumun fazla olduğu bir durumdur bu yüzden de down sendromunun bir diğer adı da Trisomy 21’dir. Ortalama her 800 doğumdan birinde görülmektedir.

Down sendromlu bireylerin fiziksel özellikleri;

  • küçük çekik gözler,
  • basık burun,
  • kısa parmaklar,
  • kalın ense,
  • metobolizma yavaş çalıştığı için kilo problemi,
  • kaslarda ise gevşeklik görülür.

Down Sendromu Tedavisi

down sendromu tedavisi

Down sendromunda zihinsel gelişim geriden gelmektedir. Bu yüzden akademik becerilerde yaşıtları ile birlikte eğitime devam edebilmeleri için özel eğitimci tarafından desteklenmeleri gerekmektedir. Fakat bu eğitimlerinde bir engel gibi görünmesin; down sendromlu bir birey, üniversiteye gidebilir, dil öğrenebilir, eğitimini aldığı işte çalışabilir.

Down Sendromu Rehabilitasyon Süreci Nasıldır?

Düşük kas tonusu ve eklem bağlarındaki gevşeklikten dolayı kasılmalarda yetersizlik, güçsüzlük görülür. Emekleme, oturma, yürüme gibi gelişim paternlerinde yaşıtlarından geri kalabilirler. Bu nedenle fizyoterapist tarafından desteklenmeleri gerekmektedir. Kasların ve eklemlerin durumundan ötürü beceriler geriden gelmesine rağmen uluslar arası çapta sporcularımız da bulunmaktadır. Down sendromlu bireyler için dünya çapında organize edilen Trisome Games denen olimpiyat oyunları mevcuttur.

Yüz kaslarında gevşeklikten dolayı konuşma gecikebilir. Çocuk 2 yaşına kadar mimik, jest ve hareketleri ile kendisini ifade etmeye çalışır. Bu dönemde çocuğun en ufak hareketini bile algılamaya çalışıp, isteğini ifade ettiği davranışları konusunda cesaretlendirilmelidir. Her down sendromlu çocuğun dil ve konuşma terapisine ihtiyacı olmayabilir. Bunu anlamanın yolu ise aile gözlemi ve dil ve konuşma terapistinin yapacağı değerlendirmedir.

Down Sendromunda Hangi Uzmanlardan Destek Alınır?

down sendromu desteği

Down sendromlu bireylerinde cinsel kimlikleri mevcuttur, yaşıtları gibi ergenliğe girebilir, kardeş kıskançlığı yaşayabilir veyahut arkadaş edinebilirler. Fiziksel farklılıkları ve gelişimde geriden gelmeleri nedeniyle sosyal gruplarda sorun da yaşayabilirler. Böyle bir durum mevcutsa eğer, her sağlıklı insan gibi psikolog desteği almaları gerekir.

Saydığımız tüm bu problem alanları nedeni ile down sendromlu bireyin günlük yaşamı etkilenir. İnce-kaba motor becerilerdeki zorluklar, işlevsel, bilişsel ve zihinsel gelişimdeki gerilikten dolayı birey günlük yaşamında desteğe ihtiyaç duyar ve bu durum onu birine bağımlı hale getirir. Bireyin günlük yaşam aktivitelerinde bağımsız olup yaşam kalitesinin artırılması ve duyu bütünleme konusunda da desteklenmeleri için ise ergoterapist desteği büyük önem arz etmektedir. Ergoterapide önemli olan nokta dışa bağımlılığı en aza indirmektir. Bebeklikten yetişkinlik dönemine kadar her yaştaki birey ergoterapist sayesinde yaşam becerilerinde bağımsızlığa kavuşabilir.

Down Sendromlu Birey İle Nasıl İletişim Kurulmalıdır?

nasıl iletişim kurulur

Down sendromlu bireyle iletişim kurarken: gözlerinin içine bakılmalı, konuşmak için ona da fırsat verilmeli, soru sorunca cevabını beklemeliyiz, anlamadığımız kısım olduğunda nazikçe tekrar etmesini istemeliyiz, sohbet sırasında aktif katılımcı olarak bol geri dönüş vermeliyiz.

Konuşurken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Aile ise evde down sendromlu bir çocuk ile iletişim kurarken dil gelişiminin geriden geldiğini unutmamalı onunla bol bol konuşmalı eğer ki cevap bekleyeceği sorular yöneltiyorsa bunlar kısa, açık ve net cümleler olmalı. Aile evde çocukla beraber şarkılar söylemeli, çocuğa kitap okumayı alışkanlık hale getirmelidir. Görüldüğü üzere iletişimde kilit nokta kaliteli zaman geçirmektir.

Down Sendromlu Çocuğu Olan Aileler Pandemi Döneminde Neler Yapabilir?

Bu noktada sorumluluk ailelere düşüyor. Çocuğunuz ile geçirdiğiniz zamanların önemi iki kat daha fazla arttı. Her ihtiyacını karşılıyorum demekle gelişimini en iyi şekilde destekliyorum demek aynı şey değildir.

Down Sendromlu Çocuğu Olan Ailelere Özel Evde Yapılabilecek Aktiviteler

sendromlu bireyle evde yapılacak aktiviteler

Çocuğunuzla oyunlar oynayın zaman zaman sizlerde onu yenin. Hatta kimi zaman evin içerisinde beraber yaramazlık yaparak ortalığı dağıtın, zıplayın, koşun, eğlenin tabi ki daha sonra görev bilinci açısından onu da toplamaya ortak edin. En basit ev işlerinde ondan yardım isteyin. Masa kurma, çamaşır katlama, temizlik konusunda önce öğretin ve sabırlı olun. Emin olun ki siz sabırlı bir şekilde öğrettikçe o da belli zaman sonra size ortak olacak ve yardımcı olmak için daha fazla gayret gösterecektir. Tüm aile oturun ve ev içindeki işlerin listesini yapın çocuğunuzun yapabileceği işlerin listesini çıkarın ve artık o işlerin ona ait olduğunu belirtin. Görüldüğü üzere saat başı aktivite yapmaya gerek yok sizler onu hayata aktif katılımcı yapmak için çabalarsanız çocuğunuz da belli zaman sonra size olan bağımlılığını azaltır.

Pandemide ise her çocuk gibi kaygılanması, stresli olmak doğaldır. Bunun için ise karşınıza alıp onunla konuşun duygu ve düşüncelerini ifade etmesine olanak tanıyın. Eğer düşüncelerini ifade edemeyecek kadar küçükse şunu unutmayın çocuklar görmediği, bilmediği yani somutlaştıramadığı şeyden korkar. Bunun için ona sorun corona sence neye benzer hadi gel birlikte resmini çizelim, bütün bu günler bittiğinde ne yapmak istersin bana hikaye olarak anlatsana, coronayı yenen bir süper kahramanı hamurdan yapalım mı? Bu aktivitelerdeki ortak amaç ise somutlaştıramadığını elle tutulur hale getirmektir.

Son Olarak

Çocuğuna down sendromu tanısı konmuş aileler, yıllardır bu durumla birlikte yaşayanlar, kendisine iş başvurusunda down sendromlu bir birey bulunmuş işverenler, yolda down sendromlu biriyle karşılaşan ya da aynı sınıfta eğitim alan öğrenciler unutmayın ki down sendromu bir eksiklik değildir. Onlar tıpkı sizin gibi hissedebilir; kırılabilir, mutlu olabilir, sevgilerin en yücesi olan koşulsuz sevgi ile sevebilir, sinirlenebilir ve aşık olabilir. Bu durum duygularının ve başarabileceklerinin önünde engel değildir. İsterse yüksek lisansını yapar ve akademik anlamda kendini geliştirir, dilerse istediği mesleğe yönelir veya sporcu olur. Engel onlarda değil bizlerin zihinlerindedir.

Sadece size yetişmek için daha fazla çalışmalı, desteklenmeli. Okulda sizinle aynı sınıfta olabilmek için sizden iki kat fazla çalışır. Hayat mücadelesine erken yaşlarda başlayıp bir savaşçı haline gelirler. Tüm bunlara rağmen genelde onları gülen bir suratla mutlu görürüz. Kim bilir belki de insanlığın kirletilmemiş duygularıyla yaşayan aslında onlardır.

Ergoterapist Burcu Yıldırım

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu