Facebook Pixel

Karantinada Öğrencilerin Beslenme Eğilimleri

Hareket kısıtlılığımızın arttığı şu günlerde evlerimizde hem üretime yöneldik hem de tüketime. Zaman ilerledikçe  içinde bulunduğumuz bu duruma biraz olsun alıştık. Fakat sıkılmaya da başladık gibi. Yeni duruma adapte olmak için çevremizden, sosyal medyadan ve kendimizden destek aldık. Beslenme gibi birçok alışkanlıklarımız elimizde olmadan değişime uğradı. 7den 70’e her yaştan ve her meslek grubu bu aşamada zorlanmıştır. Bu süreç içerisinde endişelendiğimiz gruplardan biri de öğrencilerimiz. Birçok insan gibi onlarda bu gelişmelere ayak uydurmaya çalışmakta. Zaman zaman çeşitli zorluklarla karşılaştılar. Bu tür sorunların üstesinden gelebilmek adına çeşitli motivasyon çalışmalarına ihtiyaç duyulduğunu görüyoruz. Bunlardan bir tanesi de şüphesiz yemek yapmak. Son yıllarda bu tür etkinliklere talep arttığını söyleyebiliriz ve bunu evde uygulayabilme imkanımız arttı. Bu uygulamanın sonuçlarından birisi de tüketim. Sağlığımızla da doğru orantılı bir durum söz konusu. Bizler özellikle bu dönemde sağlığımızı bir çok açıdan korumaya çalıştık. Ancak gerekenden fazla tüketimler olduğunu gözlemlemişizdir.

Peki Öğrencilerimiz Neler Tüketti?

Karantinada Öğrencilerin Beslenme

Bazen tek başımıza yemek yapmak çok eğlenceli bir aktivite haline gelebiliyor. Bu aktivitemizi sevdiklerimizle de paylaşabilme imkanımız olduğunda daha da eğlenceli bir hal alabiliyor. Uzunca bir süre ‘sosyal mesafeli’ paylaşımlar yaptık. Ailemize, arkadaşlarımıza yaptığımız çeşit çeşit tatlıların böreklerin fotoğraflarını gönderdik. Yeri geldi tarifi tutturamadık ve istediğimiz sonuçları alamadık. Olsun yine de paylaştık. Ben de öğrencilerimle okul bitimine kadar iletişimimi koparmadım. 11-16 yaş grubu bu konuda oldukça aktifti. Görünen o ki daha çok karbonhidrat ağırlıklı beslendik diyebiliriz. Fakat kış aylarında olduğumuzdan bunu biraz göz ardı ettiğimizi düşünüyorum. Özellikle ekmek yapımı konusunda bir hayli yol kat ettik.

Şekerden ne kadar kaçmaya çalışsak da biraz çikolatalı tarifler yapmadan edemedik. Şekerden bahsetmişken vitamin almak adına meyve yemeyi de ihmal etmedik. Açıkçası bunun faydalı olduğu görüşündeyim. Çünkü öğrencilerimizde yaş küçüldükçe meyve tüketme isteği biraz daha az olduğu görüşündeyim. Bununla beraber mesafelerin biraz daha kısalmasıyla pizza tüketimine büyük bir eğilim oldu. Bunun peşine hamburger menülerini de ekleyebiliriz.

Havaların ısınmasıyla birlikte üzerimizdeki karbonhidrat yükünü azaltmaya başladık. Fakat yazın gelmesiyle birlikte tekrar hazır beslenmeye yönelindi. Biraz da hak vermemek elde değil. Birçok tarif uyguladık ve ev yemeklerinden de vazgeçmedik. Bir yandan da kilosuna daha dikkat etmek isteyen yada daha az kalori tüketmek isteyen arkadaşlarımız şekersiz tarifler uygulamaya çalıştı. Son dönemlerin popüler ürünlerinden olan yulaf yine uzun bir süre tercih edildi. Genel olarak tatlı tüketiminde ön plana çıktı.

Tükettiklerimizin Kontrolünü Sağlayabildik Mi?

Bu durumun her birimizde yarattığı etkinin farklı olduğu bir gerçek. Dolaysıyla ilk başlarda kontrolü sağlamakta zorlandığımızı söyleyebiliriz. Öğrencilerinde evde sunulan yemekleri yeme ve bir yandan da kendi isteklerini tüketme konusunda ufak çatışmalar olmuş olabilir. Ancak zamanla bu yeni normal kavramına alışmamızla beraber çocuklarımızı daha çok mutfağa dahil ettik. Dahil olmak kontrol edebilme konusunda iyi bir zemin hazırladı. Böylelikle bir ürünü bir hafta boyunca ne kadar yediğimizi gördük. Özellikle ortaokul çağındaki öğrencilerimiz için az ve çok kavramını anlayabilmek önemli. Her hafta yaptıklarımızın minik bir hatırlatmasını yaptığımızda bir ay içerisinde tükettiklerimiz aklımızda kalıcı oluyor. Bunun için uzun tekrarlara gerek olmaması canımızı da sıkmıyor. Lise çağındaki öğrencilerimizse bu konuda daha bilinçli hareket edebiliyor.

Bunların Katkısı Oldu Mu?

Mutlaka olduğu görüşündeyim. Sonuç olarak paylaşmak bizi birbirimize bağlayan önemli bir duygu. Moral ve motivasyon yönünden bizi olumlu etkilediği kesin. Fazla tüketim yapmış olsak da buna dur diyebileceğimiz noktayı görebildiğimizi düşünüyorum. Öte yandan aşçılık alanına doğru bakarsak öğrencilerimize katkısı olduğunu söyleyebiliriz. Okul dışında da bir şeyler üretebiliyor olmaları onlara özgüven aşıladığını söyleyebiliriz. Aile bireylerine güzel yemekler sunmaya çalışmaları onları özenli çalışmaya sevk ettiğini görmek mümkün. Birbirimizin işlerini  eleştirme vaktimizde oldu. Buda paylaşımlarımızı daha keyifli bir hale getirdi. Zaman kavramı da önemli bir unsur taşıyor. Bir yemek hazırlarken hangi aşamalara ne kadar vakit harcadığının hesabını lise grubundaki öğrenciler gayet iyi yapabiliyor. Bu muhtemelen diğer derslerindeki zaman kontrolüne yardımcı olacaktır. Öte yandan pratik ve yaratıcı olmak istediklerini görebiliyorsunuz. Bu da aslında ailelere bir nebze olsun yardımcı olduğunu düşünüyorum.

Yardımcı oldukları konudan diğeri ise temizlik ve hijyen. Yemek sonrası etrafın toparlanması gibi basit görünen işlerin hayatımızda ne kadar yer kapladığını daha net görebildiler. Özetle birbirimizle olan paylaşımlarımız farkındalık ve kontrol konusunda öğrencilerimizin aklında uzun süre kalacaktır.

Gastronomi Usta Öğreticisi Ceren AKSOYLU

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu