Facebook Pixel

Neden Organik Beslenme?

Doğal mı organik mi? Organik besinler güvenilir mi? Dünyada nüfusun hızlı artışı, tarımsal üretimin ve üretim veriminin artırılmasını gerektirmiştir. Tarım, genellikle doğal kaynaklar ve çevre üzerinde önemli bir baskı oluşturur; aynı zamanda olumsuz çevre değişikliklerinden de zarar görmektedir. Bu sebeple son yıllarda “sürdürülebilir tarım” prensibi değer görmeye başlamıştır. Sürdürülebilir tarım, toplumun mevcut gıda ve lif gereksinimini gelecek nesillerin gereksinimlerini de göz önünde bulundurarak karşılamayı amaçlayan entegre bir bitki ve hayvan yetiştirme uygulamaları sistemidir. Aşağıdakiler gibi uzun vadeli sonuçlar üretmek için tasarlanmıştır:

  • Hızla artan nüfusun ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli insan gıdası, yem, lif ve yakıt üretimi
  • Çevrenin korunması ve doğal kaynak arzının genişletilmesi
  • Tarım sistemlerinin ekonomik uygulanabilirliğinin sürdürülmesi

Özellikle eğitim ve gelir seviyesi yüksek ülkelerde hem doğal dengeyi bozmayan hem de sağlık ve beslenme ilişkisi bilincinin artışıyla oluşan güvenli ve sağlıklı besin tüketimi arzusuyla temiz içerikli ve besin içeriği zengin gıda tüketim eğilimi artmıştır. Sonuç olarak sürdürülebilir tarım çatısı altındaki uygulamalardan olan “ organik tarım” ve “organik beslenme” hayatımıza girmiştir. Organik tarım uygulamalarının biyo-çeşitliliği ve biyolojik  aktiviteyi, sosyolojik, ekolojik ve ekonomik olarak sürdürülebilirliği artıracağı bildirilmiştir.

Doğal mı Organik mi?

FDA (Gıda ve İlaç İdaresi), “doğal” terimini, normalde o yiyeceğin içinde olması beklenmeyen bir yiyeceğin yapay veya sentetik olarak dahil edilmediği veya eklenmediği anlamına gelecek şekilde değerlendirmektedir. Bu politika pestisit kullanımı gibi gıda üretim yöntemlerini veya termal teknolojiler, pastörizasyon veya ışınlama gibi gıda üretim ve işleme yöntemlerini de ele almamaktadır. Yani doğal besinlerde zararlı üretim ve işleme yöntemlerine kısıtlama konulmamıştır.

Organik gıda ürünlerinin geleneksel ve doğal olanlardan farkı yetiştirilme (üretilme) ve işlenme biçimidir. Organik besinler yetiştirilmesinde ve işlenmesinde genetik mühendisliği, yapay gübreler, böcek ilaçları, yabani ot ve mantar öldürücü ilaçlar, büyüme hormonları, antibiyotikler, katkı maddeleri ve kimyasal ambalaj malzemelerinin kullanılmadığı bitkisel ve hayvansal besinlerdir. Organik ürünler tohumdan tüketiciye gelene kadar her aşamada kontrol edilir ve bu doğrultuda sertifikalandırılırlar.

organik beslenme güvenilir mi?

Bir ürünün organik olduğunu duyular yoluyla veya analize göndererek anlamamız mümkün değildir. Bir ürünün organik olduğunu sadece logosuna ve sertifikasına bakarak anlayabiliriz. Yurt içinde üretilmiş paketlenmemiş ürünlerde organik ürün sertifikası olmalıdır. Paketlenmiş ürünlerde ise Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı organik ürün logosu ile bakanlık tarafından yetkilendirilmiş kontrol ve sertifilkasyon kuruluşlarının logosu ve kuruluş kod numarası bulunmalıdır.

Ayrıca etiketlerinde sertifika numarası ve kontrol ve sertifikasyon kuruluşunun kodu yazılı olmalıdır.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı organik ürün logoları:

gida-tarim-hayvancilik-bakanligi

Organik besinler organik pazarlar, internet pazarlama projeleri, organik ürün satan dükkânlar, perakende zincirlerin organik reyonları ve doğrudan üreticiler aracılığıyla satın alınabilmektedir.

Organik Besinler Güvenilir Mi?

Organik besinler düşünüldüğü gibi geleneksel ürünlerden daha güvenilir mi?

organik tarım

Organik bitkisel yemlerde ilaç kalıntıları azdır. Bitkisel üretimde fungusitlerin ve diğer bazı koruyucu ilaçların kullanılmaması bitkilerde bazı mantar ve bakteriyel hastalıkların artışına neden olabilmektedir. Organik tesislerde yetiştirilip kesilen etlerde Salmonella bulaşı ve antibiyotik kalıntısı daha az bulunurken Campylobacter bulaşı daha yüksek bulunmuştur. Proietti ve arkadaşlarının çalışmasındaysa konvansiyonel sistemde yetiştirilen hayvansal besinlerde enterobakter sayısı daha yüksek görülmüştür. Toplam aerobakteriilaktobasil ve enterokoklar organik besinlerde daha yüksek düzeyde tespit edilmiştir. Konvansiyonel ve organik sütteki mikroorganizma sayısı ve popülasyonuna bakıldığında önemli bir fark görülmemiştir. Organik ürünlerde mikrobiyal içerik bakımından konvansiyonel ürünlere göre bazı dezavantajlar görülmektedir.

Ayrıca hayvanların otlatılmaları, çeşitli kimyasallarla veya ağır metallerle bulaşık yemlerin tüketilmesine neden olabilir. Yine organik bitkisel üretimde kullanılan hayvan gübresinin bitkilerde ağır metal, Salmonella ve E.coli miktarını artırdığı bulunmuştur (Hoogenboom vd, 2008). Organik sistemde dolaşan tavukların yumurtalarında dioksin miktarının arttığı bulunmuştur. 2008 yılında Hoogenboom, 2010 yılında Blanco-Penedo ve arkadaşları ise organik ürünlerdeki kadmiyum, arsenik, cıva ve kurşun gibi ağır metal düzeylerinin konvansiyel ürünlerden farklı olmadığını bildirmişlerdir. Bazı çalışmalar organik besinlerin kimyasal kalıntı maruziyetinin konvansiyonel tarım ürünlerinden daha düşük olduğu kanıtlamıştır. Fakat kimyasal kalıntıların insanların üreme performansını negatif yönde etkilediğini bulan çalışmaların yanında bunu desteklemeyen çalışmalar da bulunmaktadır. Yine yapılan araştırmalara göre düşük pestisit maruziyetinin de insan sağlığı üzerine etkisi net değildir.

Organik Besinler Daha Besleyici ve Lezzetli Mi?

2003 yılında yapılan bir çalışmada organik meyve ve sebzelerin fosfor, demir, magnezyum ve C vitamini içeriklerinin daha fazla olduğu saptanmıştır. Yine bir meta analiz çalışmasında organik domates ve şeftalinin C vitamini düzeyinin organik olmayanlardan daha yüksek olduğu saptanmıştır. Ancak bunun aksine yapılan birçok çalışmada brokoli, armut, domates, biber gibi organik besinlerde organik olmayanlardan daha az ya da organiklerle aynı düzeyde C vitamini bulunduğu da görülmüştür.

organik-besinler-besleyici-ve-lezzetli-mi

Mısır, çilek, ahududu gibi bazı organik gıdaların total antioksidan kapasitesinin daha yüksek olduğu bilinmektedir. Bunun nedeninin konvansiyonel tarımda kullanılan böcek ve mantar ilaçların antioksidan kapasiteyi düşürmesinden kaynaklandığını belirten çalışmalar bulunmaktadır.

Konvansiyonel ve organik tahıllar karşılaştırıldığında kullanılan gübreler dolayısıyla konvansiyonel tahılların daha çok protein ve aminoasit içerdiği bulunmuştur. Ancak bazı çalışmalardaysa organik tahıllar daha çok esansiyel aminoasit içerdiği için protein kalitelerinin daha yüksek olduğu belirtilmiştir.

 

Organik etlerle konvansiyonel etlerin karşılaştırıldığı bir çalışmada selenyum, kalsiyum, çinko ve demir içeriklerinin organik etlerde daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak 2 farklı et pişirildiğinde besin değerleri arasında önemli bir fark kalmadığı da belirtilmiştir. Organik tesislerde üretilen etlerde kolesterol ve yağ düzeylerinin daha düşük, sağlıklı yağlar olan tekli ve çoklu doymamış yağ asidi düzeylerinin daha yüksek olduğunu belirten bir araştırmalar bulunmaktadır.

Organik ve konvansiyonel sütlerin karşılaştırıldığı bir çalışmada organik sütlerde daha yüksek omega 3 ve 6 bulunduğu ancak lezzet bakımından bir farklılık olmadığı bildirilmiştir. Yine İngiltere’de yapılan bir çalışmada organik sütün karotenoidler, omega 3, vitaminler ve antioksidanlar bakımından daha zengin olduğu bulunmuştur.

Organik gıdalarla yapılan çalışmalarda tekstür ve lezzet farklılıklarına dair kesin yargıya varılamamıştır. Yani bu organik gıdaların daha lezzetli olduğunu söyleyemeyeceğimiz anlamına gelir.

organik beslenme güvenilir mi?

Organik gıda, sınırlı kanıta dayalı olarak daha yüksek biyoaktif bileşik içeriği (örn. Polifenoller, C vitamini ve karotenoidler) ve metabolik hastalıkların görülmesinde rol oynayabilecek omega-3 çoklu doymamış yağ asitleri içeriği nedeniyle geleneksel gıdalara kıyasla besin ögelerinden zengin görünmektedir.

Organik ürünlerin içeriğini ve besin değerlerini belirlemeye yönelik araştırmaların yapılması ve yürütülmesi zordur. Kişilerin genetikleri ve yaşam biçimlerini de göz önünde bulundurmanın yanı sıra organik ürünlerin yetiştirildiği bölgenin iklim yapısı önemlidir. Ayrıca yetiştirilme şekli, kullanılan çeşit, kullanılan girdiler, uygulama zamanı ve dozu, ürünün hasat dönemi, saklama koşulları ve benzeri pek çok koşulun dikkate alınması gerekmektedir.

Organik ürünlerle beslenmenin sağlık sorunları ile ilişkisinde kesin yargılara varılamamaktadır. Araştırmalar uzun yıllar sürmektedir. Krarup ve arkadaşları, organik ürün tüketenlerin daha sağlıklı olduğunu ancak bunun organik ürün tüketmeyenlere göre daha az et ve daha çok meyve, sebze gibi lifli besinleri tüketme eğiliminde olmaları ve daha sağlıklı bir yaşamı benimsemeleriyle alakalı olduğunu bulmuşlardır. Araştırma sonuçlarının belirsiz olmasına karşın kötü beslenme düzeninden kaynaklanan kronik hastalıkların yanı sıra bitki ve hayvan kaynaklı besinlerden bulaşan hastalıkların konvansiyonel besleme ile ortaya çıkması nedeniyle tüketiciler besin değer ve kaynaklarını daha çok sorgulamaktadırlar. Bu kapsamda iç rahatlatmak için olsa bile organik gıdalara yönelim artmaktadır.

Diyetisyen Gözde ARSLANBULUT

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu