Facebook Pixel

Sürekli Diyete Başlamaya Son: Diyet Motivasyonunuz İçin 5 Öneri!

Dünyanın en iyi diyetisyeninden danışmanlık aldığınızı, en iyi diyet listelerine ve diyet için her şeye sahip olduğunuzu düşünün. Eğer diyet motivasyonu eksikse diyetinizi sürdüremezsiniz.

Diyet Motivasyonu ve Korumak İçin Yapılabilecekler

diyet motivasyonu

Toplumumuzda diyet; pazartesi başlanılan, hafta sonu bitirilen; daha çok fazla kilosu olanların uyguladığı; genel olarak sevilen ve sürekli tüketilen yiyeceklerin yerini sevmediğimiz sebzelerin aldığı kısa süreli bir beslenme şekli olarak görülüyor. Böyle düşünüldüğü için bazen diyet yapmak imkansız gözüküyor. Hatta cesaret edip başlasak bile hatalı davranışlardan ötürü motivasyonumuz düşebiliyor. Sonuca ulaşamadan diyeti bırakıyoruz ve eskisinden daha çok kilo almaya başlayabiliyoruz. Böylece diyeti sağlığımızı korumak ya da düzeltmek için uyguladığımızı düşünmek, motivasyonumuz için son derece önemli hale geliyor.

Peki; diyet sürecinde motivasyonumuzu düşürecek etmenleri azaltmak ve motivasyonumuzu korumak için neler yapabiliriz?

1- Yapılabilir Hedeflerle Motivasyonunuzu Yüksek Tutun

diyet-motivasyonu-2

Kilo verme konusunda çok istekli olduğumuz için hızlı ve aceleci davranabiliyoruz. Bu nedenle uzun açlıklar ve yasaklarla dolu bir diyet ya da uzun süreli ağır sporlar tercih edebiliyoruz. Halbuki bu yaklaşımlar herkeste işe yaramaz. Hatta geri dönülemez sağlık sorunlarına neden olabilir. Ayrıca uzun süre uygulayamadığınız diyetler kalıcı yağ kaybı sağlamadıkları için verdiğiniz kiloları geri alabilirsiniz. Emeklerinizin boşa gittiğini görmek ise motivasyonumu düşüren en temel nedenlerdendir. İşte bu yüzden kendinizi zorlamayacak ama rutininiz haline gelebilecek yapılabilir hedefler belirleyin.

Örneğin; hiç spor yapmayan biri iseniz, günde 2 saat spor yapmak yerine, 15 ya da 30 dakika gibi kısa ve sizi yormayacak sporlar tercih edin.

Başka bir örnek vermek gerekirse; alışkanlık haline gelen ama vücudunuza fayda sağlamayan bir besini bir anda kesmek yerine azaltmayı tercih edin.

Araştırmalara göre haftada üç gün 30 – 45 dakika yapılan yürüyüşler sağlığımızı korumada etkili olmaktadır.

2- Tartıdaki Rakamlar Motivasyonunuzu Düşürmesin!

diyet motivasyonu tartı

Gün içinde yiyecek ve sıvı alımına da bağlı olarak kilonuz değişkenlik gösterir. Çok tuzlu, baharatlı, yağlı yiyecekler, aşırı çay ve kahve tüketimi ödem oluşturur. Ödemin yanında regl dönemi, kabızlık gibi durumlar tartıda yanılgıya neden olabilir. Motivasyonunuzun düşmesini engellemek için; tartı sonuçlarını doğru değerlendirin. Vücut ölçümlerinizi yaparak incelmelerinizi takip edin.

2.1- Doğru Tartım Sonucu Nasıl Alınır?

  • Haftanın bir günü, sabah kalkar kalkmaz ve tuvaletten sonra tartılın.
  • Baskülünüzün sabit bir yerde olmasına dikkat edin.
  • Kıyafetleriniz ince olmasına ya da kıyafetsiz tartılmaya özen gösterin.
  • Kısa süreli hastalık varlığında tartılmayın.

Hızlı kilo kayıpları hormonal ve metabolik bozukluklara neden olmaktadır. Bunlar arasında elektrolit dengesizlikleri, hipoglisemi atakları, regl düzensizlikleri, kortizon yüksekliği ve tiroid hormon bozuklukları gösterilebilir. Bu nedenle haftalık 0,5-1 kg verilmesi sağlıklı olacaktır.

3- Kendinizi Kısıtlamak, Diyet Motivasyonunuzu Düşürür.

diyet motivasyonu için kendinizi kısıtlamayın

Yasaklarla dolu diyet listelerini uyguladığımızda, istediğimiz besinleri yiyememek ve istemediğimiz besinleri yemek zorunda hissetmek motivasyonu düşürebilecek bir diğer etkendir. Her ne kadar kilo verdiğinizi görüp odaklanıyor olsanız bile bir süre sonra duygusal olarak yıpranmış olduğunuzu görebilirsiniz. Ayrıca bu diyetleri bırakmanız durumunda eskiye dönüş ve beraberinde daha fazla kilo alımı gerçekleşebilir.

Programlarda ya da sosyal medyada paylaşılan diyetlerin bir süre sonra bizim için yeterli olmadığını görürüz. bu çok doğal bir durumdur. Önemli olan bu diyetleri uygularken aynı sonucu alamayabileceğimizi de göz önüne almak olmalıdır. Eğer aynı sonucu alma beklentisi içerisindeyseniz diyet motivasyonu zamanla düşecektir. Bu nedenle motivasyonunuzu düşürecek, hem metabolik hem de psikolojik olarak sizi yıpratacağını düşündüğünüz diyet programlarını tercih etmeyin.

4- Başkalarının Düşünceleri, Motivasyon İçin En Etkili Düşman Olabilir.

başkalarının düşünceleri

Diyete başladığımız zaman hepimizin yaşadığı genel sorunlar vardır. Yeni bir düzen kurmak bizim için kolay olmayabilir. Bizim için zaten kolay olmayan bu durum çevremizdeki insanların baskıları sonucunda daha da zorlaşabilir. Çeşitli kıyaslamalara ve söylemlere maruz kalırız. Özellikle sosyal medyada sürekli gündemde olan ve insanları tek bir kalıba sokmaya çalışan beden algısı, diyet sürecinde strese girmenize neden olabilecek bir diğer etkendir. Fark edebileceğiniz üzere beslenme ve diyet konusunda herkesin bir fikrinin olması kafanızı karıştırıp sizi çıkmaza sürükleyebilir. Takip ettiğimiz sayfalarda gördüğümüz görseller, tavsiye edilen diyetler ya da bizi yanlış olana sürükleyecek içerikler motivasyonumuzu etkiler. Psikolojik olarak stres yaşayan vücudumuz metabolik strese de açık olacağından istediğimiz sonuçları alamayabiliriz.

Sizi sürekli eleştiren, kıyaslayan ya da sizin kendinizi kıyaslamanıza neden olan bireyler ve sosyal medya içeriklerinden uzak durun. Motivasyonunuzu düşüren söylemlere kulak asmayın ve doğru bilgileri alanında uzman kişilerden almaya çalışın. Ayrıca hiç kimseyle karşılaştırılamayacak kadar özel olduğunuzu kendinize ve çevrenizdekilere hatırlatın.

5- Kendinizi ve Vücudunuzu Anlamak Diyet Motivasyonunuzu Artırır.

kendinizi ve vücudunuzu anlayın

Diyet sürecinde; sabah kalktığımızda fazla kilolarımızdan kurtulmuş olmak gibi gerçek dışı isteklerimiz olabiliyor. Piyasada mucize olarak tanımlanan sağlıksız içecek ve zayıflama çaylarını kullanabiliyoruz. Bu şekilde sağlıklı bir şekilde zayıflayabilmeyi umuyoruz. Bu konuda biraz daha gerçekçi olmakta fayda var. Çünkü bilimsel olarak sadece bir yiyecek ya da içecekle sağlıklı kilo verebilmek mümkün değildir. Hal böyleyken hızlı kilo verme isteği baskın gelir. Sağlıksız olduğunu bildiğimiz uygulamalara bile başvururuz. Yeterince kilo verememek, sağlık problemleri yaşamak, verdiğimiz kiloları da geri almak bizi kilo vermekten soğutabilir.

Göz önünde bulundurmanız gereken bir başka faktör de vücudunuzun ne istediğidir. Eğer vücudunuzu strese sokacak diyetler yaparsanız size istediğiniz sonucu vermez. Ayrıca vücudunuzun diyete alışma sürecine zaman tanımanız gerekir. Vücudunuzun istek ve ihtiyaçlarına göre beslenmelisiniz. Eksik ya da fazla besin alımı size istediğiniz sonuçları vermez. Ayrıca zorla yaptığımız, zevk alamadığımız diyetler kısa süreli olur. Kısa süreli diyetler de kalıcı kayıp sağlayamaz. Dolayısıyla motivasyonu yeniden sağlamak çok daha zor olur.

İşte bu kısır döngüden kurtulmak için; mucizevi diyetler yerine kendinizi anlayabileceğiniz, gerçekten tanıyabileceğiniz, kalıcı kilo kaybı sağlayabileceğiniz, sağlığınızı kaybetmeden, istediğiniz beden görünümüne ulaşabileceğiniz bir beslenme düzeni benimsemelisiniz. Böylece motivasyonunuzu yüksek tutarak olumlu sonuçlar alabilirsiniz.

Unutmayın ki sizi, sizden daha iyi kimse tanıyamaz.

Motivasyonu kendi içinizde bulabilmeniz dileğiyle..

Diyetisyen Hümeyra Kocaarslan

İlgili Makaleler

4 Yorum

  1. Kesinlikle çok önemli bi konuya değinmişsiniz 👏👏 diyete başlamak için en önemli adım motivasyon bu adımı atlayamadıkça diğer adımlara geçemiyorsunuz. Uzun süredir diyete başlayıp başlayıp bıraktım gerekli motivasyonu sağlayamadığım için. Ama en sonunda gerçekten istedim geçerli sebepler koydum önüme bunları hep hatırladım bu devam etmemi sağladı. Size tavsiyemdir okuyucular.

    1. İsteklerimiz her zaman bizi ayakta tutamıyor. Dediğiniz gibi istek olsa da motivasyon eksikse bir şeyler hep yarım kalıyor. Motivasyonunuz daim olsun 🌸🙏🤗

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu