Facebook Pixel
Trend

Ergenlerle Konuşma Sanatı

Ergenlik Dönemi

ergenlik dönemi

Ergenlik dönemi, 11-22 yaş aralığında görülen, fiziksel, sosyal ve psikolojik değişimlerin görüldüğü ve duygusal iniş çıkışların genellikle yoğun yaşandığı bir dönemdir. Bu dönem ergen için ne kadar zorlayıcı geçiyorsa aile içinde bir o kadar zorlayıcı geçebiliyor. Aile, çocuğundaki olan değişimleri anlayamadığı zaman, ergende anlaşılamadığını düşünerek kendini geri çeker. Biliyoruz ki ebeveynlik hassas ve duygusal bir roldür. Bu çatışmaların daha aza indirgenmesi için ise ebeveynler bu dönemde çocuklarındaki değişimleri anlamaya çalışmalı ve gelişim süreçleri hakkında bilgi sahibi olmaları büyük katkı sağlayacaktır. Ergen için bu dönem oldukça önemlidir çünkü bu dönem onun kendini keşfetme dönemidir. Kendimizi aramak, bulmaya çalışmak da bir o kadar sancılıdır. Nasıl ki tırtıl kozasından çıkmadan önce bir mücadele verir, ergenlerde aynı şekilde kendini bulma mücadelesi verir. Yani şunu unutmamak gerekir ki bu sadece geçici bir dönemdir. Önemli olan bunu sakin ve huzurlu bir biçimde geçirmektir, bunu da çocuğunuzla birlikte atlatabilirsiniz.

Çocuğum Ne Hissediyor?

Bu dönemde hormonların etkisiyle oluşan fiziksel değişimler oluşur. Tüm bunlara adapte olmaya çalışırlarken de duygusal olarak bir iniş çıkışlı bir döneme girerler. Bu süreci bir hız treni gibi düşünebilirsiniz. Bir gün aşağıya doğru hızlanırken yani isteksiz ve enerjisiz hissederken diğer gün de yukarıya doğru çıkıp çok mutlu hissedebilirler. Duyguların yoğun yaşandığı bu gibi dönemlerde ebeveyn çocukları yargılamamalıdır. “Bebek gibi davranıyorsun” , “Beni kızdırıyorsun” , “Ne oldu yine dün gayet iyiydin” gibi cümlelerden kaçınılmalıdır.

Bu dönemde ergenin hayal gücü oldukça güçlü olabilir, gerçek hayatla bağlantı kesilebilir. Yeni deneyimlere meraklı olabilir. Yalnız kalma isteği olabilir. Çünkü kendisiyle kalıp, verdiği kararları muhasebe etmek için, yaşadıklarını anlamlandırmak için bu istek doğabilir. Bu dönemde en çok ihtiyacı olan şey ise anlaşılmak ve takdir edilmektir. Çocuğunuza güvendiğinizi, çabalarına saygı duyduğunuzu dile getirmeniz iyi hissetmesini sağlayabilir. Bu ihtiyacı ailesinden bulamazsa bu arayışını sosyal çevrede aramaya başlayabilir. Bundan dolayı kendi başlarına yapabilecek olan şeyleri onlara bırakmak geri kalan meselelerde ise onlar yol gösterici olmayı tercih edebilirsiniz. Çocuğunuzun kendisini bulmasına fırsat verin. İşin sırrı dengededir, ona tam özgürlük vermekle destek olmak arasındaki dengeyi kurmak fayda sağlayacaktır. Eğer ergen kendini ve duygularını anlamlandıramazsa öfke patlamaları yaşayabilir.

Ebeveyn Olarak Nasıl Davranmalıyım?

ebeveyn olarak nasıl davranmalıyım

Öncelikle çocuğunuzun ergenlik dönemini beklemeden, çocuğunuzun doğduğu ilk günden itibaren aile ilişkileri düzenlenmelidir. Ergenlikte olan bu duygusal yoğunluk gayet normal bir durumdur. Önemli olan ise bu duygularıyla, problemleriyle nasıl başa çıktığıdır. Sağlıklı bir ortamda büyüyen çocuk, sorunlarla baş etme becerileri kazanır. Bu şekilde büyüyen çocuk, kendini çevresine kabul ettirmeye çalışmaz, taviz vermez ve istemediği bir durum karşısında ‘hayır’ demeyi bilir.

Bu dönemde ebeveyn olarak çocuğunuzu bol bol dinlemeye özen gösterin. Ergen bu dönemde anlaşılmak ister. Böylece ona en çok ihtiyacı olan şeyi vermiş olursunuz, kendinizden uzaklaştırmak yerine size yakınlaşmaya başlayacaktır.

Ergenlik döneminde öfke patlamaları yaşanabilir. Öncelikle sakinleşmesini bekleyin. Yargılayıcı olmaktan ziyade çözüm odaklı yaklaşmak hem size hem ona yarar sağlayacaktır. Daha sonrasın da ise problemleriyle nasıl başa çıkması gerektiği hakkında konuşabilirsiniz.

Öneri Tadında İpuçları:

  • Sinirliyken tartışmamaya özen gösterin. Sakinleştikten sonra yargılamadan dinleyin ve yol gösterin.
  • Etkin bir dinleme gerçekleştirin. Göz temasına dikkat edin.
  • Sevginizi sadece maddi değil manevi olarak da hissettirin. Birlikte kaliteli zaman geçirin. Başarılarından, çabalarından dolayı takdir ve teşekkür edebilirsiniz.
  • Anne-Baba uyum içinde olmalıdır. Ortak hareket edin.
  • Aile içi kurallar belirlensin. Bu kurallar tüm aile bireyleri tarafından verilsin.
  • Unutmayın ki çocuğunuzun davranışları sizin davranışlarınızdır. Çocuklar ayna gibidir, olanı yansıtır.

Klinik Psikolog Tuğçe Şevval Durmaz

İlgili Makaleler

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu